|
Kakaonun
öyküsü
 |
Kakaonun
öyküsü, Hernando Cortez ve korkusuz maceracı arkadaşlarının
kakao tohumlarını Aztek altınlarla yüklü gemilerle
İspanya'ya yolladıkları zaman başlar. Aztekler hem
savaştan hem kakao içmekten hoşlandılar . 1519 senesinde
Meksiko'yu istila eden ve ilgi çekici Aztekler'i
zapt eden Hernando Cortez ve İspanyol maveracılar,
son Aztek imparatoru, Montezuma'nın günde elli altın
dolusu fincan kakao içtiğini gördüler. |
| Hernando
ve arkadaşlarını kakaoyu keşfedenler olarak tanıtmak
doğru olmaz. Çünkü bundan 25 sene önce, Kristof
Kolomb bir miktar kakao fasulyesini Avrupa'ya göndermiştir.
Bununla beraber, kakaonun asıl öyküsü Cortezin yaptıkları
ile başlar. Aztekler'in inançlarına göre kakao ağaçları
tanrılar tarafından verilmiş. Ezilmiş kakao tanelerine
mısır, su ve biber katarak içiyorlardı. İspanyalılar
binerin verdiği tadı beğenmediler, fakat aralarından
biri, biber yerine şeker katmak fikrini ortaya attı.
Böylece kakaolu içki herkezçe çok beğenilip , uzun
kilise merasimleri arasında hanımlar tarafından
içildiği bile söyleniyor. |
|
 |
Kakao
fasulyesi Avrupa'ya hazine gemileriyle yollandı,
ama İspanyalılar yeni içeceğin yapılış sırrını kimseye
açıklamadılar. İtalya, Fransa ve Britanya'da yüz
sene sonra içilmeye başlandı ve o ülkelerde ancak
zenginler tadına bakabildi. 1700 senesinde Kakaonun
kilosu İngiltere'de 50 Tl. idi. O zamanki şartlara
göre ateş pahası ! Oliver Cromwell devrinde yapılan,
16-22 haziran tarihli Publick Adrisor mecmuasında
yer alan bir reklam İngiltere'de kakaodan ilk kez
söz etmişti. Ülkeye böyle lüks bir malzemenin ithal
edilmesine izin veren Cromwell demek o kadar tutucu
değilmiş. |
| Reklamlarda
şöyle deniyordu; " Bir Fransız'ın evinde çok lezzetli
çikolata isminde bir garip içecek satılmaktadır.
Günün her saatinde yapılmış veya yapılmamış şeklinde
ucuz fiyata alınabilir" "Çikolata evleri" sosyetenin
buluştuğu, görüştüğü gözde olan yerler oldu. Çağdaş
bir yazara göre Fransız Kralı XIV. Louis'nin İspanyol
karısı Maria Teresa, yeryüzünde iki şey seviyordu:
Kocası ve Kakao 17. yüzyılda kakao ağacı Amerika'da
da ekiliyordu. Karaib Adaları, feci bir kasırga
tüm ağaçları yere indirene kadar, hızla gelişen
kakao endüstrisinin merkeziydi. |
|
Meksiko'da kakaoyu keşfeden İspanyalılar , az sonra
, Batı Afrika'nın açıklarındaki Fernando Po Adasına
kakao tohumunu getirdiler. Bu günkü kakao endüstrisinin
merkezi olan Afrika kıtasında 1879 senesine kadar kakaonun
ne olduğu bilinmezdi. O tarihte, Teette Quet isminde
bir nalbant, beraberinde birkaç tane kakao fasulyesi
getirerek, Fernando Po'dan Altın Sahil Gana'yı seyahat
etti. Bu adamın ektiği fasulyeden, Gana'nın koca kakao
ndüstrisi gelişti .Çağımızda yeryüzündeki kakaonun yarısı
Gana'dan ihraç ediliyor. Gerisi Gana'nın komşuları olan
diğer Afrika ülkelerinden ve Brezilya'dan çıkıyor. Küçük
çapta da Amerika ve Asya'da yetiştiriliyor.
|