Sağlık Çocuk Sohbet Sizin Sayfalarınız Firmalar E-Mail Tatil Eğlence
 

Günlüğüm
Çocuk Pano
Masallar
Bunları Öğrenelim
Yarışma
Oyunlar
Komik Filmler
E-Kart
E-Gruplar
Duvar Kağıtları
Forum
Sohbet

 

Üç Kafadar

Bir varmış , bir yokmuş. Bir zamanlar Memiş, durmuş Ve Abbas isminde üç köylü, para kazanmak için şehire gitmeye kara vermişler. Ama şehire geldikleri gün bütün çabalarına rağmen Tek kuruş bile kazanamamışlar. Akşam, yorgun argın kendilerine yatacak bir yer ararken birde bakmışlarki, bir adam hem davuluna güm güm diye vuruyor hemde: - "Duyan duymayana haber versin. Padişahamız bir yarışma düzenledi .

Bu yarışmada en güzel şiiri okuyana ödül verilecek. Yarışma yarın yapılacak" diye bağırıp duruyormuş . Üç kafadar bu haberi işitince bir sevinmişler , bir sevinmişler ki sormayın. Aralarında : -"Bideki şansa bak yarışmada birinciliği alırsak yaşadık gitti" diye konuşmuşlar. Sonrada alacakları ödülle neler yapacaklarını kurmuşlar. Neden sonra Memiş: -"Hepsi iyi, iyi olmasına y. Biz hiç şiir bilmiyoruzki. Ne okuyupda yarışmaya katılıcağız. Diye sormuş Durmuş ile Abbas'a .... Abbas'da : - Bak Bu hiç aklımıza gelmemişti. Gerçekten de hiç şiir bilmiyoruz" demiş. Üçünüde bir düşüncedir almış. derken gece olmuş, bir ağacın altında kendilerine yer yapıp yatmışlar. Memiş ağacın dallarına bakmış bakmış ve : -"Şu ağacın dalları, dalları, dalları, dalları" diye mırıldanmış. Bunu duyan Durmuş da: -" Bir birine değiyor yaprakları, yaprakları, yaprakları,yaprakları," demiş. Abbas da : -"Her ikinizin dediğini de anladım, anladım, anladım, anladım," diye sözü bitirmiş. Üç köylüde uydurdukları şiiri pek beğenmişler

- "Tamam bundan daha iyi şiir mi olur?" diye düşünüp sabahı zor etmişler. Sabahleyin doğru sarayın yolunu tutmışlar. Sarayda pek çok şık giyimli yarışmacıyı bir arada görünce önce utanıp sıkılmışlar ama genede yarışmadan vaz geçmemişler. Çok geçmeden sıra kendilerine gelmiş. Padişahın huzurna çıkmışlar. Önce Memiş sesinin bütün gücüyle:

-"Şu ağacın dalları, dalları, dalları, dalları," diye bağırmış... Sonra Durmuş: -"Bir birine değiyor yaprakları, yaprakları, yaprakları,yapraklar," demiş.... Abbas da büyük bir özenle : -"Her ikinizin dediğini de anladım, anladım, anladım, anladım," diye şiiri bitirmiş. Bu üç kafadarın şiirleri padişahın çok hoşuna gitmiş. Onlara büyük armağanlar vermiş. Sonra da bu sözleri masasının üstündek, vazoya yazdırmış, her gün yazıyı okur okur gülrmiş. Meğer o sıralarda padişahı kötü kalpli veziri, padişahı öldürtüp yerine geçmek için planlar kuruyormuş. Vezir padişahın bernerine; padişahın sakalını traş ederken onu öldürmesi için büyük paralar vaat etmiş, berber de razı olmuş.

O gün padişahı öldürmek için gelmiş. Tam ustrayı eline alacağı sırada padişahın gözüne vazodaki yazı ilişmiş. (her ikinizin dediğinide anladım, anladım, anladım, anladım.) diye okuduğunda berber padişahın ayaklarına kapanmış ve: -"Aman padişahım ben ettim sen etme. Bütün suç vezirinde.

Beni bağışla," diye yalvarmaya başlamış. Padişah, önce olanlardan hiç bir şey anlamamış. Ama berber herşeyi anlatınca haytını köylünün sözlerinin kurtarığını anlaöış. Hemen brler veziri cezalandırmış. Üç kafadarıda sarayına getirip kendisne özel muhafız yapmış.

 

 

Ana Sayfa | Sağlık | Çocuk | Sohbet | Sizin Sayfalarınız | Firmalar | E-Mail | Tatil | Eğlence
Kadın | Erkek | Genç | Kültür-Sanat | Forum | E-Kart
Reklam | İletişim | Künye | Site Haritası