Haftanın
Sergisi
|
Akdeniz Metaforlari
III
Borusan Sanat Galerisi’nin dizi sergilerinden
Akdeniz Metaforlari’nin üçüncüsü
31 Ocak 2001 tarihine kadar sürüyor.
Geçmisten bugüne Akdeniz’in Doğusu ve Batısı arasında
en önemli bağlantı
limanı özelliğini yitirmemiş olan Venedik, bu
dizinin konusu olarak gündeme geliyor.
Akdeniz Metaforlari dizisinin ilk sergisi Kahire,
ikincisi Beyrut sanat ortamindan kesitler sunarak
İstanbul izleyicisinin ilgisini İstanbul’un doğusuna
yöneltmişti. Bu kez, geçmişten bugüne Akdeniz’in
Doğusu ve Batısı arasında en önemli bağlantı limanı
özelliğini yitirmemiş olan Venedik, yüzyıllık bianeli
dolayısıyla uluslararası çağdaş sanat ortamındaki
belirleyici yeriyle ve günümüzdeki sanat üretiminden
bir kesitle bu dizinin konusu olarak gündeme geliyor.
Dizinin küratörü Beral Madra sergilerin sanatçılarına,
söz konusu kentlerde sergi yapımcılarıyla ilişki
kurularak ulaşmış, sergilerin kurgusu ve düzeni
bu işbirliğinin sonucunda gerçekleşmiştir. Bu kez,
Venedik’te 10 yıllık etkinliği olan, özellikle Venedik
Bienalleri’nde İrlandali sanatçıları sergileyen
bir galeri olarak öne çıkan Nuova Icona galerisinin
sahibi
ve yöneticisi Vittorio Urbani ile yapılan çalişma
ve işbirliğinin sonucu Venedikli sanatçılar Paolo
Ravalico Scerri, Giovanni Rizzoli, Maurizio Pellegrin
ve Enzo Apruzzese’nin katılımıyla "to beatiful
to bi true" (gerçek olamayacak kadar güzel)
başlıklı bir sergi.
Sergide Paolo Ravalico Scerri’nin "Harika"
(Marvellous) baslikli bir videosu, Giovanni Rizzoli’nin
desenleri, Maurizio Pellegrin’in bir yerlestirmesi,
Enzo Apruzzese’nin terrakotta bir gövde metaforu
yer aliyor. Tarih boyunca ve günümüzde Akdeniz kültürünün
odağı olmayı ve Rönesans geleneğine, binlerce yıllık
mimarisine ve kültürüne plastik sanatlar, yazin,
mimarlik, tasarim, moda köktenci yeniliklerle yanit
vermeyi basarabilmiş olan İtalya, 20.yy sanatına
yüzyılın ilk yarısında Fütürüzmi ve Girogio de Chirico’nun
metafizik resmini, ikinci yarisinda Lucio Fontana’yi,
Arte Povera ve Trans-Avanguardia’yi kazandirdi.
Bu üretimin temelindeki gelenek-modernizm-postmodernizm
hesaplasmasinin ve yükselen/yikilan ütopyalarin
sonuçlari olan kavramlar, ilkeler, biçimler ve estetik
özellikle bütün Akdeniz bölgesindeki sanat üretimini
etkilemiştir.
Söz kosunu sanatçıların son yıllarda ürettiği yapıtlarin
içerdiği düşünce ve kavramlardan
yola çıkan Vittorio Urbani, bu serginin "güzellik"
üstüne kurgulanması konusunda şunları
söylüyor. "Zengin protestan Kuzey’in egemenliğineki
Batı sanatının, değerlerini- Akdenizli ve
Katolik Italya’ya karşıt olarak - sert bir dünyevi
bakış açısında temellendirdiğini
söylemek yürekliliğini göstermeliyiz. Dünyayi farklılıkların
zenginlestirdiğine,
ilginç kıldığına ve özgürleştirdiğine inandığımız
sürece, bunda bir yanlışlık yoktur.
Güzelliğe tapmak zorunda değiliz, yalnızca özlediğimiz
ama ulaşmakta zorluk çektiğimiz
ve çabucak yitirdiğimiz dengeler olan iyilik ve
hakikat için bir simge olarak
kullanabiliriz. Güzellik bizim yeniden güvenmemiz
gereken bir seydir."
|