|
Çocuğun
kilosunun yaşına uygun olmaması tek başına olabileceği
gibi boy kısalığı ile birlikte de olabilir. Ayrıca ailesel
büyüme gecikmesi veya genetik faktörler de az kilo ve
boy kısalığına neden olabilir. Tüm sosyoekonomik düzeylerde
görülmekle birlikte ekonomik geliri çok düşük ailelerin
çocuklarında daha sık olarak karşımıza çıkmaktadır.
Kilo alamama yakınması ile başvuran çocukların %80'inin
18 aydan küçük olduğu görülürken, %1'inin de zayıflık
ve/ veya boy kısalığı ile çocuk polikliniklerine getirildikleri
bilinmektedir.
Büyüme
anne karnında başlayarak ergenlik döneminin sonunu kadar
devam eden bir süreçtir. Büyüme sabit bir hızla devam
etmez. Süt çocukluğu döneminde ve ergenlik döneminde
yaşamın diğer periyotlarına göre büyüme hızı artmıştır.
Çoğu bebek ilk sene sonunda doğum kilosunu üç katına
ulaşır. İkinci yıl ise bu artış Doğum kilosunun dörtte
bire iner. Dolayısıyla bebeğin iştahı da buna paralel
olarak azalır. Oyun çağında ise artmış aktiviteye bağlı
olarak enerji gereksinimi artar. Uygun kalori sağlanamazsa
kilo alımında duraklama ve kilo kaybı olabilir.
Sigara
kullanma, gebelik esnasında hastalık geçirme gibi nedenlerle
anne karnında yeterince gelişemeyen bebekler yaşamın
ilk yıllarında bu farkı kapatmak için fazlaca kaloriye
ihtiyaç duyarlar. Bu bebekler ilk yılda aldıkları fazla
kilo artışını daha sonraki yıllarda kendi normallerine
göre sürdürürler. Büyümedeki normaller tamamen bireysel
olup, çocuklar uygun beslenme ve uygun sosyal, psikolojik
koşullarda genetik olarak belirlenmiş hedefe ulaşırlar.
Bu nedenle doğumdan itibaren hiç bir problemi olmayan,
büyüme eğrisinde sapma olmayan, boyu ve kilosu orantılı
olan ama zayıf görünen çocukları daha şişman ve daha
uzun boylu yapma çabasına girmek gereksiz ve yanlıştır.
Her şeyden önemlisi bu tür arayışlar normal giden gelişimde
sapmalara neden olur. Çocukları kıyaslamak son derece
hatalı bir davranıştır.
Yetersiz
Tartı Alımı Nedenleri :
· Yetersiz beslenme (en sık neden )
· İlgi eksikliği · Kronik hastalıklar
· Akut hastalıklardan sonra (örneğin ishal, anjin,
kulak iltihabı vb. sonrası)
· Alınan besinlerin bağırsaklardan emilmemesi
· Demir eksikliği, toprak, kil, kağıt yeme alışkanlığı
· Doğumsal hastalıklar
· Ölçüm farklılıkları
···
Bebeğin yeni beslenmiş olması
···
Farklı
tartıların kullanılması
···
Bebeğin
giyinik tartılması |
 |
Çocukların
çoğunda ciddi bir hastalık olmayıp çoğu zaman yetersiz
beslenme, özellikle ilk bir yaş içinde bebeğin ihtiyaçlarının
yeterince anlaşılamaması nedeniyle kilo alamamanın sık
nedenidir. Bebeğin ağırlık eğrisinde bir kaç aydır düşme
varsa ve bu kayıp sonraki ayda bir sıçrama ile telafi
edilmiyorsa yetersiz beslenme yönünde uyarıcıdır.
Anne sütü ile beslenen bir çocukta :
Bebek çok sık aralıklarla emiyorsa bu, gereksindiği
besini alıyor anlamına gelmeyebilir. Tam tersine yeterince
beslenemediği için sürekli emmeye ve beslenmeye çalışıyor
olabilir. Bu durum geçicidir. Bebek büyüme sürecine
girdiğinde aldığı süt miktarını arttırmaya çalışır.
Ayrıca anne sütü rezervinin yetersiz olduğu anlamına
da gelebilir. Anne sütünün yeterli olup olmadığını anlamanın
bir kaç yolu vardır:
Bebeğin
dışkı sayısı, rengi, kıvamı
Bezinin her beslemeden önce ıslak bulunması
Bebeğin yutkunurken yutma sesi çıkarması,
Meme emdikten sonra bebeğin mutlu ve halinden memnun
olması
Annenin sütü geldiğinde göğüslerinin şişmesi
Bir meme emzirilirken diğer memeden kendiliğinden süt
gelmesi
Kilo alımının yaşı ile orantılı olarak devam etmesi
Bütün bunların bulunmasına rağmen kilo alma problemi
varsa aşağıdaki sorunlar araştırılmalıdır.
-
Bebek yeterince emzirilmiyor olabilir. Günde en az
sekiz kez beslemek gerekir. Gün boyunca üç saatten
fazla veya gece boyunca 5 saatten fazla ara vermeyin
-
Bebekte emmeyi engelleyen gelişim kusurları olabilir.
Özellikle zayıf emen, çabuk yorulan bebeklerde düşünülmelidir.
-
Annenin meme başında çatlakları, enfeksiyon, meme
uçlarının içe dönük veya düz olması bebeğin memeyi
kavramasını güçleştirir. Bu açıdan dikkat edilmelidir.
-
Süt gelmesi fiziksel bir olaydır ve zihinsel durumunuz
bu olayı engelleyebilir. En rahat hissedilen ortamda
emzirilmelidir. Yeterli süt gelmemesi kiloda duraklamaya
yol açar.
-
Bebek emme tatminini emzik gibi bir yerden sağlıyor
olabilir. Bu durumda göğüslere olan ilgisini kaybeder.
Ayrıca destekleyici nitelikte su verilmesi de iştahını
azaltarak emmesini engeller.
-
Beslenme sonrası gazın çıkarılması bebeği rahatlatır
ve iştahını arttırır.
Biberonla
beslenen bebeklerde hangi türde mama kullanıldığı, nasıl
hazırlandığı, gün içinde kaç kez ve hangi miktarda verildiği
önemlidir. Beslenme sonrası kusan bebeklerde veya aldığı
besin ağzına gelen bebeklerde iştah azalması ve beslenmeyi
reddetme görülebilir. Kilo alımını engelleyen böyle
bir durum varlığında doktora başvurulmalıdır.
Anne
sütü alırken gayet güzel kilo alan bebekler ek gıdaların
özellikle de katı pürtüklü gıdaların verilmeye başlamasıyla
beslenmeyi reddedebilir. Bu durum geçici olup zorlamadan
alıştırarak azar miktarda yeni besinlerin tanıtılmasıyla
aşılabilir. Ayrıca yine ek gıdaların başlanmasıyla ishal,
kusma gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Bu durumda tıbbi
bir problem olasılığı nedeniyle doktora başvurulmalıdır.
Oyun
çağı dönemindeki çocukların dikkatini toplamaları özellikle
de uzun süreli sofra başında oturmaları oldukça güçtür.
Anne babaların çocuklarını uzun süreli oturmaya zorlayarak
yemeklerini bitirmelerini beklemeleri çocuklarda yemeğe
karşı ilgisizlik yaratır. Ayrıca yemek sırasında televizyon
vb. dikkat çekici aktiviteler de çocuğun yeme alışkanlıklarını
olumsuz etkiler. Beslenme aralarında veya ana öğüne
yakın verilen abur cubur besinler de çocuğun iştahını
azaltarak kilo alımını engeller. Sürekli meyve suyu
içen çocuklar beklenildiğinin aksine sıska ve zayıf
çocuklardır. Çocukları oyalamak için ellerine bisküvi,
çikolata vb. besinlerin verilmesi oldukça yanlıştır.
Artmakta olan bağımsızlık duyguları da önlerine konulan
yemeğe karşı reaksiyon göstermelerine neden olabilir.
Büyümekte olan çocuklar yemek masasının hakimini kendileri
olduğunu düşünebilir ve farklı lezzet arayışında olabilirler.
Ayrıca çocuğun düzenli yeme alışkanlığı kazanması için
ailece sofraya oturulması ve çocuğun bir birey olarak
kabul edildiğinin gösterilmesi gerekir. Sadece çocuğun
yedikleriyle ilgilenilmesi, bunu kullanacağı bir silah
haline getirebileceğinden, bu konuda ölçülü olunmalıdır.
Yemesinde
problem olmadığı halde kilo alamayan çocuklar ise mutlaka
doktora götürülerek, aldığı besinlerin kalorisinin yeterli
olup olmadığı, kilo ile boyunun paralel gidip gitmediğinin
tayin edilerek problemin ne olduğu çözülmelidir. Unutulmamalıdır
ki çok yemekten ziyade verilen yemeğin kalori ve protein
açısından kalitesi önemlidir.
·
Kusma, ishal vb. hastalık belirtileri varsa
· Halsiz ve bitkinse, soluk görünüyorsa
· Boy uzaması da durakladıysa
· Gelişim basmaklarında (oturma, kalkma, yürüme vb.)
gerilik varsa
· Saçları ve cildi sağlıksız görünüyorsa
· Annesiyle iyi ilişkide değilse
· Okul başarısızlığı varsa
|