|
Jinekoloji
DOĞUM
 |
Çocuk
sahibi olmaya karar verme, beklenen adet gününün
gecikmesi, gebelik testinin pozitif çıkması,
ilk ultrasonografik görüntülerdeki heyacan,
bebeğin gelişminin takibi, sakatlık var mı
endişesi, kız mı, erkek mi derken işte doğum
zamanı geldi. Doğum zamanı ve şekli gebelik
öncesi dönemde yapılan muayene ve kontrollerle
belirlenir. |
Gebelik süresi son adet tarihinden itibaren 40
haftadır. 36. gebelik haftasını dolduran çocuklar
dış ortama uyum sağlayabilecek fizyolojik gelişmelerini
tamamlamışlardır. İntrauterin yaşamı boyunca bebek
dış dünyaya uyum sağlayabileceği bir gelişim sürecini
tamamlar. Doğum tarihinin belirlenebilmesi için,
gebeliğin başlama zamanı ve gebelik süresinin
bilinmesi gereklidir. Bu amaçla en çok kullanılan
parametreler son adet tarihinin ilk günü ve ultrasonografik
incelemelerdir. Özellikle 16-18. haftalar arasında
yapılan ultrasonografik incelemeler ile hem bebeğin
gelişminin değerlendirilmesi hem de doğum tarihinin
saptanması yönünden önemlidir.
Riskli
Doğumlar
İlk
doğumunu yapan 30 yaş üstündeki anneler
Boy kısalığı ( özellikle 150 cm. altında olanlar)
Ek başka bir hastalığı olanlar (Kalp, şeker hast
v.s.)
Kalça darlığı olanlar
Çok doğum yapanlar (>5)
Daha önceki doğumları zor olanlar
Çoğul gebelikler (İkiz, üçüz)
Uterus (Rahim) ile ilgili ameliyat geçirenler
(Sezaryen, Myom ameliyatı v.d.)
Gebelik takiplerinde risk belirlenen diğer anne
adayları
|
DOĞUM
SÜRECİ BAŞLADI MI?
Doğumun
gerçekten başlayıp başlamadığı saptanır.
1-) Düzenli ve ritmik gelen ağrılar. Gerçek
doğum ağrıları sıklığı ve şiddeti giderek
artar. Ayakta veya yatarken ağrı şiddeti
değişmez.
2-) Kanlı-sümüksü akıntının (Nişan bozulması)
gelmesi. Genellikle bu işaretten 12-24 saat
sonra doğum ağrıları başlar.
3-) Suların gelmesi. Bebeği anne karınında
dış etkenlere karşı koruyan zarların erken
yırtılması bazen doğum ağrıları başlamadan
önce olur. Genellikle 24 saat içerisinde
doğum ağrıları başlar. Bu sürenin uzaması
enfeksiyon riskini arttırır.
|
|
Doğum
sürecinin başladığını gösteren bu belirtilerden
herhangi birisinin görülmesi ile hastaneye müracat
eden anne adayının ilk değerlendirilmesi yapılır.
Bu amaçla anne adayının genel muayenesi ( tansiyon,
nabız, beden ısısı ), bebeğin doğum kanalına geliş
pozisyonu, serviksin (rahim ağzı) açıklığı, su
kesesinin varlığı ve çocuğun sağlık durumu değerlendirilir.
Bebeğin doğum kanalına giriş şekli saptanır. Büyük
çoğunlukla (%96-97) çocuk baş kısmı ile doğum
kanalına girer.
Doğumu
başladığı belirlenen gebelere yapılan bu ilk muayene
ve doğum öncesi dönemde saptanan bulgularla doğum
şeklinin sezaryan mı yoksa normal doğum mu olacağına
karar verilir. İlk bulgularda herhangi bir anormallik
saptanmayan anne adayı normal doğum öncesi hazırlıkları
yapılır. Genel bir vücut temizliği, lavman, idrar
kesesinin boşaltılması ve genital bölge antiseptik
bir solüsyon ile temizliği yapılır.
Beklenen
doğum tarihi geldiği halde doğum başlaması ile
ilgili belirtilerin olmaması ailede stres yaratmaktadır.
Bu durumda önemli olan çocuğun gerçek doğum tarihinin
doğru olarak saptanıp saptanmadığıdır. Beklenen
doğum tarihi geçen (günaşımı olan) gebeler bebeğin
kalp atışlarının takibi (NST-Non Stres Test),
ultarasonografi ile bebeğin, plasentanın (bebeğin
eşi) ve amnios sıvısının (suyunun) değerlendirilmesi
yapılır. Bebeğinin durumu "iyi" olarak değerlendirilirse
belirli aralıklarla takibe alınır. Anne adayının
dikkat etmesi gereken ömenli hususlardan birisi
bebeğin oynamalarıdır. Bu şekilde izlenen gebelerde
eğer doğum kendiliğinden başlamazsa hastaneye
yatırılarak doğum ağrıları çeşitli yöntemlerle
(Serum içerisine uterus kasılmalarını sağlayan
ilaç, vagina içine serviksin açılmasını sağlayan
ilaç v.d.) başlatılır.
 |
Normal
Doğum Seyri
Doğum süreci, kendiliğinden başlayan, şiddeti
ve süresi giderek artan düzenli uterus kasılmaları
ile başlar, bebeğin ve plasenta (bebeğin eşi)
nin ayrılmasından 1 saat sonra son bulur.
Uterusun kuvvetli ve ritmik kasılmaları ile
önce yumuşak dokuların oluşturduğu doğum kanalı
açılır ve bebek açılan doğum kanalından geçerek
doğar. Normal doğumun seyrini etkileyen faktörler;
bebek (Yolcu), annenin pelvis kemikleri ve
yumuşak dokularından oluşan doğum kanalı (Yol),
uterus kasılmalarının oluşturduğu mekanik
kuvvet (Motor) ve annenin psikolojik durumudur.
Yolcu yani bebek normal boyutlarda olmalıdır,
fazla kilolu bebeklerde doğum güçleşir. |
Aynı şekilde yolun yani doğum kanalı normal olmalıdır.
Kısa boy, doğumsal kalça çıkığı veya kalça kemiklerinde
darlık olan anne adayları normal doğum yapma şansları
azalır. Uterus kasılmaları ki kendisini doğum
sancıları olarak gösterir, ritmik ve belli şiddette
olmalıdır. Tüm bunların yanı sıra anne adayının
doğum hakkında bilgi sahibi olması yani anksiete
ve korkusunun olmaması doğumun normal seyretmesini
sağlar. Aksi taktirde uterus kasılmaları azalır
ve doğum süresi uzar. Doğum yapılan ortamın uygunluğu,
sağlık personeli ve ailesinin desteği gebeği doğum
korkusu ve gerilimden uzaklaştırır. Tabi yıllardır
etrafından duyduğu kötü doğum anıları gebede sürekli
bir endişe yaratır. Doğum öncesi yapılan eğitim
ve egzersizler doğum korkusunun ve anksietesinin
giderilmesinde oldukça faydalıdır.
Doğum
süresi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişebilir.
İlk doğumunu yapan anneler için bu süre ortalama
8-12 saat iken, daha sonraki doğumlarda biraz
daha kısa sürer (6-8 saat). Ancak doğum süresini
olumsuz yönde etkileyen faktörler vardır: Zayıf
ağrılar, ileri anne yaşı, ruhsal gerilim ve korku,
beslenme bozuklukları gibi.
Anne
adayı en çok doğum süresince duyacağı ağrılar
nedeni ile korku ve strese kapılmaktadır. Doğum
yapılan ortamın uygunluğu, sağlık personeli ve
ailesinin desteğinin yanı sıra doğum ağrılarının
azatılması amacı ile değişik medikal yöntemler
kullanılmaktadır:
*Epidural
anastezi: Epidural anestezi anestezi uzman doktoru
tarafından uygulanır. Belden bir kere yapılan
iğne ile omuriliği saran zarların içine ince bir
plastik tüp (katater) konur ve bu tüp aracılığı
ile belirli aralıklarla anestezik ilaç verilir.
Bu şekilde ağrı hissi ortadan kalkar, uterus kasılmaları
etkilenmez. Ülkemizde pek yaygın olarak kullanılmayan
bu yöntem, batı ülkelerinde oldukça fazla kullanılmaktadır.
*Analjezikler
(ağrı kesiciler) genellikle 2-4 saat ara ile yapılır.
Çok erken dönemde yapılırsa uterus kasılamalarını
azaltır ve doğum süresini uzatır. Bebeğin çıkmasına
yakın dönemde de bebek üzerine olumsuz etkileri
olduğu için yapılmaz.
Doğum
Evreleri...
Fertijin
|