Sağlık Çocuk Sohbet Sizin Sayfalarınız Firmalar E-Mail Tatil Eğlence
 

Psikoloji
Jinekoloji
Çocuk Sağlığı
Çocuk Ruh Sağlığı
İlkyardım
Pet Life
Doktorunuza Sorun
Doktorlarımız

 

Jinekoloji
DÜŞÜK

NEDENLERİ VE TEDAVİSİ
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ

Bağışıklık sistemi, insan vücudunun hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan karmaşık bir sistemdir. Bu sistem proteinleri normal veya yabancı olarak gruplar. Yabancı olarak grupladığı proteinlere karşı savaş açar. Hücrelerin tanıdık veya yabancı olarak algılanması hücre yüzeyinde bulunan ve antijen olarak adlandırılan proteinler sayesinde olur. Bu antijenlere karşı vücuttaki beyaz küreler (lökositler) antikor adı verilen kompleks bileşikleri üretir.

Bu sistemin çalışmasının en güzel ve basit örneği mikropların vücudumuza girdiğinde onlara karşı antikorların oluşması ve bunlarla savaşılmasıdır, aynı mikropla tekrar karşılaşıldığında bu antikorlar bizi hastalanmaktan korur.
Bağışıklık sisteminin antikor cevabındaki bozukluklar tekrarlayan düşüklere neden olur. Bağışıklık sisteminde ki bozukluklara bağlı nedenler ikiye ayrılır :

Otoimmün problemler :
Annenin kendine ait proteinleri yabancı kabül ederek bunlara karşı antikor ürettiği ve bunlarla savaştığı durumlardır. Temel olarak üç değişik otoimmün problem tekrarlayan düşüklere neden olur. Bunlar;

  • Antifosfolipid antikorların varlığı; Fosfolipid denen maddeler bölünen hücreleri bir arada tutan yapışkana benzeyen maddelerdir. Bu maddelere karşı üretilen antikorlar kanın pıhtılaşmasına neden olarak tekrarlayan düşüklere yol açmaktadır. Anne ve bebek arasında ki kan akımı ve beslenmeyi sağlayan damarlarda ki pıhtılaşma bebeğin beslenmesini bozar ve gebeliğin sonlanmasına neden olur.
  • Antinükleer antikorların varlığı; Hücre çekirdeğinin normal parçalarına karşı üretilen antikorlarda düşüklere neden olur.
  • Antitiroid antikorların varlığı; Tiroid bezi ile ilgili olan bu antikorlarda tekrarlayan düşüklere neden olur.

Otoimmün Bozukluklara Bağlı Düşüklerin Tedavisi :
Otoimmün bozukluklara bağlı düşüklerin tedavisinde aspirin, düşük doz heparin (kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaç), ve prednizon (kortizon) kullanılmaktadır. Bu hastalar bu ilaçlar ile tedavi görürken çok yakından takip edilmeli, labarotuvar testleri sık sık tekrarlanmalıdır.

Bu grup hastada uygulan diğer bir tedavi ise hastalara immünglobulin verilmesidir. İmmünglobulinler verilerek annede oluşan zararlı antikorların gelişmekte olan bebeğe verdikleri zarar azaltılmaya çalışılır.

Otoimmün bozukluklara bağlı düşük yapan kadınlarda uygulanacak ilk tedavi bebek aspirini ve düşük doz heparin tedavisidir. Bunlara cevap vermeyen hastalarda prednizon kullanılabilir. Prednizon erken doğum, gebeliğe bağlı diabet (şeker hastalığı) gibi komplikasyonlara neden olduğu için çok dikkatli kullanılması gereken bir ilaçtır.

İmmünglobulin tedavisinin bebeğe zararı yoktur, uygulama sırasında gebe kadında başağrısı, eklem ağrısı ve ateş gibi yakınmalara neden olabilir.

Alloimmün Bozukluklar :
Bebeğin babadan gelen proteinlerine karşı annede oluşan reaksiyonlardır.
Gebeliğin sağlıklı bir şekilde devam edebilmesi bloke edici antikorların varlığına bağlıdır. Bloke edici antikorlar gebelik sırasında annenin bağışıklık sistemi tarafından oluşturulan ve bebeğin yabancı olarak algılanmasını engelleyen antikorlardır. Tekrarlayan düşüklerle sonlanan gebeliklerde bu antikorların oluşmadığı görülür. Son günlerde yapılan çalışmalarda bu antikorlar ile reaksiyona giren ve plasenta yüzeyinde bulunan R80K adı verilen antijenler tespit edilmiştir.

Alloimmün bozukluklardan şüphelenilen hastalarda çeşitli lökosit antikorlarının, ve diğer bağışıklık hücrelerinin belirlenmesi için testler yapılabilir.

Alloimmün Bozuklukların Tedavisi :
Alloimmün bozukluklara bağlı tekrarlayan düşük yapan kadınlara Paternal Lenfosit İmmünizasyon tedavisi uygulanır; bu tedavide erkek eşden kan alınır ve özel besi yerleri kullanılarak alınan kan örneğindeki lenfosit adı verilen hücreler ayrıştırılarak lenfosit aşısı hazırlanır. Bu aşı gebelik öncesinde iki veya üç kez uygulanır, ve gebelik elde edildiğinde bir doz daha verilebilir. Bu uygulama ile alloimmün bozukluklara bağlı görülen düşüklerin ve yine bu bozukluğa bağlı ana rahmindeki bebeklerde görülen büyüme geriliğinin başarı ile tedavi edilebildiği gösterilmiştir. Bu hastalarda bu tedavinin yanında bebek aspirini kullanılmasıda önerilir.

Lenfosit aşısı tedavisi ilk kez 1980'li yıllarda gündeme gelmiş ve sadece belirli merkezlerde kullanılmıştır. Günümüzde üreme sağlığı ve immünoloji konusundaki gelişmeler ile tekrarlayan düşükle sonlanan gebelikler ve yardımcı üreme teknikleri ile ısrarla gebelik elde edilemeyen vakalarda bağışıklık sisteminin önemli rol oynadığı gösterilmiştir. Bu tedavi yöntemi günümüzde bir çok gelişmiş merkezde başarı ile uygulanmaktadır. Ayrıca bu hastalarda immünglobulin tedaviside uygulanabilir. İmmünglobulin tedavisine, istenilen gebelik öncesinde başlanır ve ayda bir kez olmak üzere gebeliğin 28. haftasına dek devam edilir. Bu tedavi yöntemide başarılı sonuçlar vermektedir.

Fertijin

 

Ana Sayfa | Sağlık | Çocuk | Sohbet | Sizin Sayfalarınız | Firmalar | E-Mail | Tatil | Eğlence
Kadın | Erkek | Genç | Kültür-Sanat | Forum | E-Kart
Reklam | İletişim | Künye | Site Haritası