|
|
| |
|
Anadolu'nun
eski çaglardaki en büyük ozanlarindan Izmirli
Homeros, görkemli yapiti Ilyada destaninda
söyle seslenir. "Ey Khryse'yi, kutsal
Killa'yi koruyan gümüs yayli, Tenedos'un
güçlü krali Smintheus, dinle beni. Bir gün
sana yarasir bir tapinakyaptiysam, bogalarin,
keçilerin yagli butlarini yaktiysam senin
ugruna, su dilegimi tez elden dile getiriver:
Gözyaslarimin öcünü al Danolardan, oklarinla.
"
|
|
ASSOS
|
| Bozcaada
Krali Khryse'yi(Gülpinar Köyü) koruyan
Tanri Akhalar ile Troiya'larin büyük
savasinda Apollon yine Anadolu'nun
yaninda yer alir. Troialar'da ona
sükranlarini sunmak için,Gülpinar'daki
Apollon Tapinagi'ni, diger adiyla
fareli Apollon kutsal alanina yaparlar.
Tapinak, destandaki bu savasi resimsel
olarak anlatmasi ile, dünya uygarliklari
içinde yer alan TEK örnektir. Anadolu
topraklarindaki en ünlü Apollon tapinaklarindan
bir olan Gülpinar'daki kutsal alan,
24*43 metre ölçülerinde, 11 basamak
üzerinde yükselen ve 15 metre yüksekliginde
mermerden yapilmis. |
|
 |
Yapinin
temelinde volkan tüfü ve üzerinde
andesit bazalt cinsi volkanik Assos
tasi kullanilmistir. Assos'ta, tarihsel
adiyla Ida (Kaz ) Daglari'nin binlerce
yillik tarihsel yasamini, Akha krallari
arasindaki kavgalari, küsleri,
kiz kaçirmalarini, Akhali kahraman
Akhilleus'un Troia krali Priamos'un
oglu Hektor'un öldürülmesini, Paris'in
güzelHelena'yi kaçirisini ve Apollon'un
5 metre büyüklügündeki Tanri heykelinin
bacagini tapinagin yanindaki yöresel
müzelerde görebilirsiniz. Assos ya
da günümüzdeki adiyla Behramkale (Behramköy),Çanakkale'nin
Ayvacik ilçesinde M.Ö.1000 li yillardan
bu yanakesintisiz
olarak yaklasik 3 bin yildir yasamini
sürdüren bir yerlesim yeri. ünlü Assos,
ünlü filozof Aristo'nun burada evlenmesine
neden olacak güzellitke bir cennet. |
|
Ortaçag mimarisini
andiran yapilar arasinda dolasiyorsunuz.
Tepelerde binlerce yillik taslarin
üzerinde yürürken,denize karsi kurulmus
olan bu antik kentin sakinlerinin,ne
kadar şansli olduklarını düşünüsünuz.Yıkıntıların
arasında geçmisin izlerini ararken,
burnunuza çarpan kekik kokularini
da görmezden gelemiyorsunuz bu arada.MÖ.VII
yüzyilda Midilli'den gelen Methymnali'larin
kurdugu sanilan Assos'ta ilk kazilar,
yillari arasinda, Clark ve Bacon
baskanligindaki Amerikan kazi ekibince
arkeolog ve uzmanlardan gerçeklestirilmis.
Ancak yillar sonra 1980 yilinda,
Prof.Dr.Ümit Serdaroglu baskanligindaki
bir ekip, tekrar baslamis kazilara.
Ortaya Antik Tiyatro gibi muhtesem
eserler çikmis.
|
|
|
|
IÖ 530'da, Akropol'ün
en yüksek yerine (236 metre yüksekte)kurulmustur.
Assos kalintilarinin en önemli yapisidir.
Dorik üslupta olmasina karsin, Iyon
üslubunun özelligi olan çatialti
frizi vardir. Yanlarda 13'er, ön
ve arkada 6'sar sütunla çevrili
pepiteros planindadir (bir dizi
sütunla çevrili).Iki basamakli podyum,
günümüze ulasabilmistir. Kazilarda
ana bölümde bulunan Helenistik Dönem
çakil mozaik döseme ve sunak, daha
sonra yok olmustur. Tapinagin kabartmalari,
Paris, Boston ve Istanbul Arkeoloji
müzelerindedir. Dorik basliklar,
sütun kaideleri ve öbür mimari kalintilar,
çevrede görülebilir.
|
|
Agora-Bouleuteiron
(Meclis)
|
Agora
Akropol'ün güney yamacindadir. Çevresinde
dönemin resmi yapilari yer almaktaydi. Agora
Tapinagi'nin, IÖ II. yüzyildan kalintilari
görülebilir. Bu yapi daha sonra kiliseye
dönüstürüldügünden, özgün plani hakkinda
bir bilgi yoktur.
Bouleuteiron (Meclis)
Agora'nin dogusundadir. Kürsü, heykeller
ve küçük anitsal yapilardan olusuyordu.
| IÖ II yüzyilda yapilmistir.
Agora ile bati kapisi arasindadir.
Dört yani Dorik üsluptaki sütunlarla
çevrili, tas döseli bir avlu biçimindedir.
32X40 m ölçülerindedir. Giristeki
yarim daire seklindeki basamaklar,
günümüze ne yazikki ulasamamistir.
Kuzeydogusunda Bizans döneminden kalan
bir kilise ile güneybatisinda da bir
sarniç bulunmaktadir. |
| IÖ II yüzyilda Agora'nin
yakinina kurulmustur. Son yüzyila
dek tümüyle korunan yapi, günümüzde
çok yikiktir. Geleneksel Grek tiyatro
planina uygun olara, at nali biçiminde
oldugu sanilmaktadir. Roma döneminde
yenilenmistir. |
| Önü sütunlu, üstü
örtülü galerilerdir (revak). Biri
Agora'nin kuzeyinde, öbürü de güneyindedir.
Kuzeydekinin IÖ III yüzyilin sonunda
ya da II yüzyilin basinda yapildigi
sanilmaktadir. Iki katli, Dorik üsluptadir.
Alt katta, sütunlarin arasi dörtgen
panolarla süslenmistir. Ikinci katin
duvarinda, tavani olusturan agaç kütüklerin
yerlestigi delikler görülebilmektedir.Ayni
dönemden olan güney stoa, üç katliydi.
Orta katta 13 dükkan bulunuyordu.
Alt katta ise sarniç ve 13 hamam yer
almaktaydi. |
| Helenistik ve Roma
dönemlerindendir. Nekropol'ün bati
ve dogu kapilarini baglayan yol boyunca,
mezar ve anitlar siralanmisti. Bati
kapisinin kuzeyinde, Publius Varius'un
mezar kalintilari bulunmaktadir. |
| XIV. yüzyilda, I.Murad
döneminde, Assos yikintilari arasinda
yüksek bir tepeye kurulmus görkemli
bir yapidir. Bizans ve Roma dönemi
kalintilarinin kullanilmis olmasi
ilginçtir. Içten çok yikik durumdadir.
Alçi mihrabi süsleyen yapraklarin
içi, kabartma rumilerle bezenmistir.
Mihrap nisinin yanlarinda sütuncuklar
vardir. Ana mekan, 8 köseli kasnaga
oturan bir kubbeyle örtülüdür. Son
cemaat yerinin iki yani kapali olup
yanlarda basik kemer, ortada uzunlamasina
tonozla örtülüdür. Minaresi yoktur. |
| XIV. yüzyilda Tuzla
Çayi üstüne yerel taslardan yapilmistir.
Sivri kemerli yan gözler 7 metre,
orta göz 15 metre yüksekligindedir.
Köprü bugün kullanilmamaktadir. |
|
|
|
|
|
 |
 |
 |
|